Junior İnternet Pazarlama Uzmanı /Junior Proje Yöneticisi arıyoruz.

09 Temmuz 2010

     Üniversitelerin pazarlama, iletişim, halkla ilşkiler, istatistik v.b  bölümlerinden  mezun,

     İyi derecede İngilizce bilgisine sahip,

    İnternette vakit geçirmeyi seven , trendleri ve yeni nesil teknolojileri takip eden

    Sosyal medyayı ve internet pazarlamayı  bilen, Facebook, Twitter, Friendfeed gibi sosyal ağları aktif olarak kullanan 

    Google analytics ve Adwords hakkında bilgi sahibi

    Pazarlama ve internet pazarlama ile ilgili gelişmeleri, blogları takip eden 

    Görsel iletişime ilgi duyan

    MS Ofis programlarına hakim

takım arkadaşları arıyoruz.

contact@kreatifdesign.com

 

Bookmark and Share

Web tasarım art direktörleri arıyoruz!

13 Mayıs 2010

Verilen site haritası ve brief doğrultusunda web sitesinin tasarımını oluşturacak, proje direktörü ve yazılımcılar ile ortak çalışarak sitenin tüm alanlarını planlayacak, web tasarım trendlerini takip eden, tasarımı oluştururken sitenin bir pazarlama aracı olduğunu gözeten ve buna göre tasarlayan, yaratıcı ekip tarafından oluşturulan brief doğrultusunda müşterinin hedef kitlesine uygun tasarım üretebilen, sitede kullanılacak bölgesel flash alanlarının animasyonlarını hazırlayabilecek yüksek görsel ve teknik yeterliliğe sahip, web sitesinin yayınlanmasına kadar devam eden tüm süreçte yer alacak. Projede detaylara titizlikle yaklaşan, yazılı ve sözlü iletişim becerisi kuvvetli takım arkadaşları arıyoruz.

Başvuru için CV ve portfolyonuzu contact@kreatifdesign.com adresine gönderin..

Bookmark and Share

Sosyal Medya Uzmanları arıyoruz…

12 Nisan 2010

Kreatif Design Studio için,

-Üniversitelerin Halkla ilişkiler, Pazarlama iletişimi, İletişim v.b bölümlerinden mezun

-İngilizce bilen

-Yeni teknolojileri denemeye hevesli

-Sosyal Medya ile ilgili gelişmeleri takip eden, ilgili blogları, yayınları okuyan

-Facebook, Twitter, Friendfeed v.b sosyal ağlarda aktif olarak yer alan, detaylara hakim

-İnternet pazarlama ile ilgili bilgi sahibi

-Tercihen kendi blogu olan

-Stratejik düşünebilen ve analiz yeteneği kuvvetli 

sosyal medya uzmanları/uzman yardımcıları arıyoruz.

İlgilenen adaylar cvlerini contact@kreatifdesign.com adresinden  bize ulaştırabilirler.

Bookmark and Share

Internet Explorer 6 kullanmaya devam ediyor musunuz?

02 Nisan 2010

Ziyaretçi istatistiklerimize kısaca göz attığımızda, en çok kullanılan tarayıcının Internet Explorer olduğunu görüyoruz. Ziyaretçilerin onda dokuzu (%90) Internet Explorer tarayıcısını tercih ediyor. Geri kalan %10 luk dilim içinde, en büyük payı Firefox almakla beraber, diğerleri paylaşıyor.

Internet Explorer kullanıcılarının çoğu Internet Explorer 7 kullanıyor (dörtte ikisi), ziyaretçilerin dörtte biri şu anda son versiyon olan IE 8 ve kalanlar da IE 6 kullanıyorlar.

Internet Explorer tarayıcısı, kullanıcı alışkanlıkları öne sürülerek bazı standartları rakiplerine göre daha geç desteklemektedir. Mozilla Firefox ve Opera nın kısmen desteklediği html 5 desteği yok gibidir.

Kullandığınız tarayıcı önemlidir.

Kullandığınız tarayıcı (browser) programı, internet üzerinde çalışma şeklinizi tamamıyla etkiler. Bilgisayarınızın güncel olması ve Internet üzerinde yaptığınız işlemlerin üçüncü kişiler tarafından izlenmemesi (parolalarınızın kaydedilip, başka kişilerce kullanılması gibi), bilgisayarınızın sizin isteğiniz dışında kullanılmaması(bir Rusça siteye sahte ziyaretçi kazandırmak veya erotik bir sitenin ana sayfanız olması gibi) için kullandığınız tarayıcının özelliklerine, güncelliğine ve kurmuş olduğunuz eklentilerin güvenliğine dikkat etmelisiniz.

Tarayıcı ne gösteriyorsa onu görüyorsunuz.

Bir Internet Explorer, Mozilla Firefox veya Google Chrome penceresinden İnterneti seyrediyorsunuz. Evinizin veya ofisinizin camını lekeli olarak bırakır mısınız? Camlar siyah olursa veya aşırı derecede tozlanırsa, pencereyi açmadan dışarıyı görmenizin zorlaşacağı gibi, bir tarayıcının yetenekleri zamanın gerisinde kalmaya başladığında da internet üzerindeki “görme yeteneğiniz” kısıtlanır.

Hangi tarayıcıyı kullandığınızı biliyorsunuz, pekiyi hangi versiyonunu kullandığınızı biliyor musunuz?

Internet Explorer için “Yardım” menüsünden “Internet Explorer Hakkında” seçeneğini tıklayın. Gelen bilgilendirme penceresinde “Sürüm :” (veya İngilizcesinde Version:) ile başlayan satırda şu an, “8.0″ ifadesini görüyor musunuz?

Internet Explorer 6 kullanıyorsanız

Eğer kullandığınız tarayıcı Internet Explorer dışında bir tarayıcı ise, otomatik güncelleştirmeleri (Firefox, Google Chrome), versiyon güncelleme uyarıları (Opera) gibi özelliklerle sizin eski versiyonlarda kalmanızı önlemeye çalışırlar. Ancak ne yazık ki, bu tür bir “son sürümde kalma” politikası Microsoft tarafından izlenememektedir.

Bunu yapamamalarının bir çok sebebi vardır. Avrupa Birliği ile Internet Explorer hakkında açılan davalardan dolayı tazminat ödeme ve Windows versiyonlarının yeni sürümlerinin Avrupa Birliği ülkelerinde dağıtılamaması cezası tehlikesine karşı, Windows 7 sürümünde Internet Explorer ı işletim sistemine dahil etmemek bile gündeme gelmişti.

Sisteminiz güncel değil ise tehlikedesiniz.

Windows 95 in yaygın olarak kullanıldığı yıllarda, genellikle “shareware” adı verilen küçük .exe programlar yaygın olduğundan, bilgisayar virüsleri bu programların içinde dağıtılırdı. Kurban, bedava yazılım buldum diye sevinir, ancak şanslıysa ve düzenli yedek alıyorsa verilerini yedeklerden geri kurtarabilirdi.

Şimdi, virüs yerine internet siteleri üzerindeki oturumunuzu çalmaya yönelik “casus” yazılımlar ve hangi tuşlara bastığınızı kaydeden “keylogger” tarzı programlar daha gözde olmuştur. Size amaçsızca zarar verecek olan bir virüs yerine, bastığınız tuşları yazılımcısına ileten bir küçük program yazana daha büyük bir fayda sağlayacaktır.

Windows üzerinde, düzenli aralıklarla açıklar bulunmakta ve kapatılmaktadır. “Security hotfix” adı verilen bu yamalar, otomatik güncelleştirmelerin açık olmasını gerektirmektedir. Eğer bu güncellemeler kapalıysa, antivirüs kullansanız dahi tehlikede olabilirsiniz.

Size güvenliğinizi daha iyi sağlamanız için daima yazılımların test edilerek yayınlanmış en son sürümlerini kullanmanızı öneriyoruz. Gerek işletim sistemi, gerekse tarayıcılar konusunda son versiyonları kullanmanız, daha önceki versiyonlardaki hata ve açıklardan faydalanarak sisteminize sızmaya çalışan kişileri engellemekte yardımcı olacaktır.

Firefox veya Google Chrome

Internet Explorer ın yeni sürümüne geçmeden de ücretsiz alternatiflerini kullanabilirsiniz. Bu alternatifler içinde oldukça popüler olan iki tanesini sizinle paylaşmak isteriz.

Firefox : http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/

Google Chrome : http://www.google.com/chrome/

Bookmark and Share

Lescon yeni internet sitesi yayında!

25 Mart 2010

http://www.lescon.com.tr

Türkiye’nin ilk ve tek aktif spor markası Lescon’un yeni internet sitesi bugün yeni haliyle yayında!

Aktif spor konseptine dair ürünlerin internet üzerindeki görünürlüğünü arttırmayı amaçladığımız yeni internet sitesi çalışmasını tamamlayıp, yayınladık. Sitede, Lescon İlkbahar/Yaz koleksiyonlarına göz atabilirsiniz.

Bookmark and Share

Lescon İnternet sitesi çalışmaları sürüyor

24 Ocak 2010

Lescon kataloğundan sonra, Lescon kurumsal internet sitesi ve e-ticaret sitesi çalışmaları sürüyor. Bu çalışmalarımızda, Lescon için, tüm ürünlerinin görünürlüğünü arttıran ve e-ticaret sitesi ile tamamen entegre bir yapıyı tasarlayıp, uyguluyoruz.

Tarz olarak, bir web 2.0 sitesi olarak sınıflandırılabilecek bu çalışmamız, aynı zamanda içinde listelediği her ürünün sosyal medya paylaşım sitelerinde yayınlanmasını teşvik edecek bir ürün detayı ekranına sahiptir.

Son revizelerimizi onaydan geçirdikten sonra, sitenin yeni halinin tasarımları ile ilgili daha detaylı bilgi vermek istiyoruz.

Bookmark and Share

Sosyal Medyada var olmak…

14 Ekim 2009


Comscore’ un yaptığı bir araştırma Türkiye’de 18 milyondan fazla internet kullanıcısı olduğunu gösteriyor. Aynı araştırmanın sonuçları Türkiye’ deki internet kullanıcılarının  internette en çok zaman harcadıkları aktivitelerde anlık mesajlaşma (%26) ve sosyal networklerin (%10), haber portalları(%4) ve gazetelerden (%2.3) önde geldiğini gösteriyor. Türkiye’deki 18 milyondan fazla internet kullanıcısının 14.4 milyonu bir sosyal networke kayıtlı. En popüler sosyal network Facebook’ un ise  yaklaşık 13 milyon kullanıcısı bulunuyor.

Rakamlardan da anlaşılacağı gibi Web 2.0′ın sağladığı paylaşım ve etkileşim alt yapılı özellikler PR 2.0′ ın geleneksel mecranın önüne geçmesini sağladı. Eskiden yalnızca yayınlanan içeriği tüketen kullanıcılar, şimdi kendi ürettikleri içerikleri yayınlıyor, paylaşıyor başkalarını takip ediyor ve takip edilebiliyorlar. Tüketicinin geleneksel mecraya olan ilgisi, yavaş yavaş potansiyeli keşfedilen interaktif mecraya doğru kayıyor. Tüketiciler artık her söylenene inanmak, dayatılanı kabul etmek yerine “kendileri gibi birine” güvenmeyi tercih ediyorlar. Blogger tavsiyelerini dinliyor, sosyal networklerde fikir alışverişinde bulunuyor, aradığı ürünü ya da hizmeti kullanan diğer kullanıcılardan fikir alıyor, yeniliklerden haberdar oluyor, diğerlerini haberdar ediyor , böylece hem kendi tercihini belirliyor, hem de başkalarının tercihlerine  etki ediyorlar.

Hal böyle olunca da sosyal medya, pazarlamacılar ve markalar için bulunmaz bir nimet oluyor.Markalar hedef kitlelerine, kullanım alışkanlıklarına, ilgi alanlarına, şikayetlerine, ürünleri hakkındaki düşüncelerine, ihtiyaçlarına,  konuştuklarına, dinledikleri, paylaştıklarına, kısacası aradıkları herşeye bu mecra sayesinde ulaşabiliyorlar. Peki sosyal medya markalar için bu kadar avantaj sağlarken, bu mecranın bir çok şirket tarafından henüz keşfedilememiş ya da göz ardı edilmiş olması neden kaynaklanıyor?

Markaların sosyal medyayı kullanım alanlarını sınırlamak neredeyse imkansız. Sosyal medya pazarlama stratejileri oluşturulurken markalar her ne kadar yaratıcılıklarını ve farklılarını ön plana çıkartmaya çalışsalar da  aslında  hedef aynı noktada birleşiyor: hedef kitleyle iletişim kurmak, geri dönüş almak,  marka bilinirliğini arttırmak, hedef kitleyi ve rakipleri takip etmek, gündem yaratmak, konuşulmak, network oluşturmak, katılımı teşvik etmek, müşteri ilişkilerini geliştirmek, destek vermek, pazarlama maliyetleri düşürmek ve satışları arttırmak.

estee-lauder-social1

Estée Lauder müşterilerine kendi ürünleriyle makyaj ve fotoğraf sağlayarak marka logolu bu fotoğrafların sosyal networklerde profil resimleri olarak kullanılması yoluyla reklam yapmayı hedefliyor.

FordBloggersPowerFord, 2010′ da piyasaya çıkacak Fiesta’nın tanıtım stratejisinde sosyal medyayı kullanıyor ve 100 etkin bloggera 6 ay süreyle kullanmaları için yeni Fiesta’ yı veriyor.  Bloggerları kampanya kapsamında Youtube’ a her ay fkirlerini ve otomobilin kullanımıyla ilgili bilgileri içeren  videolar yüklemeleri ve görüşlerini sosyal ağlarda paylaşmaları ve tartışmaları için teşvik ediyor ve böylece Fiesta daha piyasaya çıkmadan bilinir hale geliyor.

Türk Hava yolları, kurumsal blogunda müşterilerinin deneyimlerine, memnuniyet ve şikayetlerine yer veriyor ve onlarla birebir diyalog kurarak blog üzerinden şikayetlerine cevap veriyor. Twitter’ı kullanarak kampanyalarını duyuruyor.

HSBC kurum içi blog oluşturarak çalışanların bu yolla iletişim kurmasını sağlamayı ve şirket kültürüne katkıda bulunmayı amaçlıyor.Coca Cola, Pepsi, Levi’s gibi büyük markaların Twitter hesapları ve Facebook profilleri bulunuyor. Sosyal medyayı etkin olarak kullanan daha bir çok büyük marka saymak mümkün.

Yapılan başka bir araştırmaya göre şirketlerin sosyal medyaya kuşkucu yaklaşımlarının nedeni sosyal medya stratejisinin etkisi ve  geri dönüşün nasıl ölçüleceği,  ve sosyal medya pazarlamaya nereden başlanması gerektiğiyle ilgili.

Ölçme ve yatırımın geri dönüşü şirketler için en önemli konu.Bir çok şirket bu tip kampanyaların sayısal sonuçlarına odaklanarak (trafik, hit, transaction), etkileşim sonucu yaratılan değeri ve marka bilinirliği gibi sonuçları göz ardı etme eğilimindeler.

Sosyal medya kampanyalarının geri dönüşü değerlendirilirken kantitatif değil, kalitatif sonuçlara odaklanılması önemli.

Sosyal medyayı kullanma amacı, yöntemi ve yoğunluğu şirketlere ve ihtiyaca göre farklılık gösterse de  Markalar açısından sosyal medyanın kullanımı  hem zor hem de iyi yönetilmediği takdirde risk taşıyan ve şansa bırakılmayacak kadar önemli bir süreç…

Şirketlerin daha alışkın ve hakim oldukları geleneksel mecradan, interaktif mecraya geçiş sürecinde  sosyal medyayı kullanmakta yaşadıkları zorlukların en önemli nedenleri uzmanlık ve tecrübe eksikliği. Bu nedenle şirketler süreci kendileri  yönetmeyi tercih ettiklerinde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Bu noktada ajansların desteği ve yetkinliği önem taşıyor.

Sosyal medya pazarlama konusunda destek alacağınız ajansın seçiminde dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Sosyal ağlarda markanız adına hesap açmak, zaman zaman güncellemek ve içerik sağlamak, bir sosyal medya stratejiniz olduğu anlamına gelmemektedir.

Ajansınız size sadece sosyal medyada yer almanızı, Facebook’ta bir hesap açmanızı ya da sitenize RSS eklemeyi öneriyorsa, kampanyanızın istediğiniz hedef kitleye ulaşacağından emin olamazsınız.  Bu konuda destek alacağınız ajansın net bir sosyal medya stratejisi, sonuçlar hakkında öngörüsü ve net hedefleri olmalıdır. Doğru kitleyi, doğru kampanyaya belli kanallar aracılığıyla yönlendirmek ve sonuçta elde edilen etkinin ölçülmesi için doğru yöntemlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun için de markanız ve hedef kitlenizle ilgili detaylı bir analiz yapılması ve sosyal medya stratejinizin bu analizler üzerine inşa  edilmesi gerekmektedir.

Çağla Çalış

Kreatif Design Studio

Bookmark and Share

Analytics problemleri ve Google Adwords ile Analytics bağlantısı

27 Mayıs 2009

Eski kodu kullanan (urchin.js) bir siteyi, yeni kodu (ga.js) kullanacak şekilde güncellemek istiyorsunuz ancak eski verilerin kaybolmasını istemiyorsunuz. Eski kodun izlediği veriler ile yeni kodun izleyeceği verileri birleştirmek mümkün olmasa da, iki raporu aynı anda çalıştırabilir ve veri kaybı olmaksızın bu süreci atlatabilirsiniz.

Yeni kodu yerleştirmek:

Yapacağınız iş eski urchin.js kodunu olduğu gibi bırakarak, yeni kodu onun altına yapıştırmaktan ibarettir. Böylece iki rapor eşzamanlı olarak çalışmaya başlayacaktır.

Diğer rapora yeni hesaptan erişmek:

Eski analytics hesabınıza giriş yaparak, yeni hesabın bu hesaba giriş yapabilmesi için kullanıcı yöneticisinden “Kullanıcı ekle” yi tıklayın. Yeni hesabtaki gmail hesap ismini tam bir mail adresi olarak yazın.

yenihesap@gmail.com

Kurduğunuz tarih ve bir gün öncesini böylelikle yeni analytics profilinizin yanında belirecek olan eski profil altından takip edebilirsiniz.

Adwords – Analytics bağlantısı

Google Adwords dökümanları, bir analytics hesabının sadece bir adwords hesabına bağlanması gerektiğini ısrarla vurgulamaktadır. Bu, Adwords bağlantısı için, merkezi hesapları kullanmanız durumunda, işlerin zorlaşacağı anlamına gelmektedir.[2]

Eğer tüm sitelerinizi merkezi olarak takip ettiğiniz bir merkezi gmail hesabınız varsa, örneğin merkezihesap@gmail.com gibi. Ayrıca müşteriniz için bir izleme hesabı açmışsanız, analytics ve adwords arasındaki bağlantıyı sağlamak için, yine sizin kontrolünüzde bulunan, musteri.adwords@gmail.com adresine bağlayabilirsiniz.

Tüm raporları izleyebildiğiniz merkezi hesabın yanında, adwords ile ilişkilendirilecek, maliyet verilerinin uygulandığı analytics hesabını farklı bir hesap olarak yapılandırmanız Google tarafından önerilmektedir.

Daha önce yapılmış bir bağlantıyı iptal etmek

Daha önceden merkezi analytics hesabınıza ödeme bilgilerinizi gömme seçeneği seçmiş ve daha sonradan iptal etmek istiyorsanız bu ipucu sizin için çok kullanışlı olacaktır. Daha önce kaydedilmiş bir bağlantı, eğer bu hesap üst düzey bir hesapsa yani (başka bir kelime bulunacak) kendi altında bir çok alt hesabı da barındırıyosa, diğer alt hesapları kullanan müşterilerin kafasının karışmasına sebep olacaktır.

Bunun için şu adımları takip edin:

1. Müşterinin hesabına izin verdiğiniz  Google Analytics hesabınızda oturum açın. Ve müşterinin analytics erişimi için  verilen izni kaldırın.  Böylece müşteriniz, merkezi hesabın izlediği verilere erişemeyecektir.

2.  Daha sonra müşterinin Analytics hesabına bağlanın. Eğer müşterinize verdiğiniz oturum aynı zamanda Adwords için de kullanılıyorsa, aradaki geçiş işlemi otomatik yapılıyor. Farklı farklı hesaplar kullanılıyorsa, o zaman Analytics hesabından Adwords ile giriş yapılan hesaba en azından analytics kullanıcısı yetkisi verilmelidir.

3. Adwords panelini açın ve Analytics sekmesine gelip, gereken izinleri vermeyi tamamlayın.

Google Analytics üzerinde Adwords kampanyalarını izlemeye 24 saat sonra başlayabilmeniz gerekiyor. Eğer bu olmazsa, izin verdiğiniz analytics hesabına gelerek ayarlar (settings) bölümünden “apply cost data”  alanının dolu olduğundan emin olun.

İki farklı izleme kodu kullanmak

Bir merkezi hesap ile, müşteri alt hesabının birbirlerinin raporlarından etkilenmemesini istediğimiz zamanlar olabilir.

Bu durumda da yapacağımız şey oldukça basittir. İki farklı izleme kodu kullanmak! İki farklı izleme kodu kullanabilmeniz için </body> altına yazacağınız kod şuna benzeyecektir:[3]

<script type="text/javascript">
var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www.");
document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js'
type='text/javascript'%3E%3C/script%3E"));
</script>
<script type="text/javascript">
try {
var pageTracker = _gat._getTracker("UA-eski-izleme-kodu-xx");
pageTracker._trackPageview();

var pageTracker_yeni = _gat._getTracker("UA-yeni-izleme-kodu-xx");
pageTracker_yeni._trackPageview();
} catch(err) {}</script>

Kaynaklar

[1] Google Analytics Yardım Dökümanları
[2] Google Analytics Yardım Dökümanları
[3] WebMasterWorld

Bookmark and Share

Sev bizi Google!

22 Mayıs 2009

arama motoru optimizasyonu

Kreatif Design Studio’dan web siteniz ile Google arasındaki dostluğu aşka çevirecek mucize iksir.

Her gün Dünya’da yüz milyonlarca kullanıcı satın almak istediği ürün veya hizmet sağlayıcısını arama motorlarını kullanarak buluyor ve birkaç seçenek içerisinden satın almayı gerçekleştiriyor. Türkiye’de de durum bundan farklı değil. Büyük çoğunluğu Google arama motorunu kullanan Türk internet kullanıcıları, satın almak istedikleri ürün veya hizmetleri arama motorunda arayarak buluyor ve verilen teklifleri değerlendirerek satın almayı gerçekleştiriyor.

Tam bu noktada arama motorlarında bulunabilir olmanın önemi de daha yoğun şekilde hissedilmeye başlandı. Satışını yaptığı ürün veya hizmet ile ilgili kelimelerde arama motorlarında üst sıralarda yer alamayan ve hedef kitlesine ulaşamayan birçok firma, arama motorlarının özel reklam programlarına katılarak fark edilir olmaya çalışıyor.

Google’da üst sıra savaşları !

Sektörünüz ne olursa olsun. Sektörünüzü , ürün veya hizmetlerinizi tanımlayan kelimelerde birinci sayfada değilseniz,bu çok büyük bir pastanın çok büyük bir dilimini kaybettiğiniz anlamına geliyor. Olsun siz de Google reklam programına reklam vererek açığı kapatırsınız ?
Ancak daha önemli bir şeyi atlıyor ve daha büyük bir açık oluşturuyorsunuz. Gözden kaçan şey web sitenizin teknik alt yapısı ve içeriği. Eğer web siteniz belli standartları barındırmıyorsa ve sitenize gelen ziyaretçileri tatmin etmiyorsa, arama motorlarından aldığınız ziyaretlerin çoğu karavana olacaktır. Bu konuya önem vermeli ve hızla web sitenizin içeriğini geliştirmelisiniz. Unutmayın ki tren kaçmasa bile artık hareket ediyor ve onu yakalamak için acele etmelisiniz.

Çözüm : Sev bizi Google !

Evet aslında her şey bu kadar basit. Hoşlandığınız birisi için neler yapmazsınız ? Sizi sevmesi için… Onun beğendiği gibi giyinir, onun beğendiği yemekleri yer, hatta onun beğendiği takımı bile tutarsınız belki. Öyleyse web sitemizi arama motorlarının gözünde 1 numara yapmanın tek yolu onların istediği gibi olmak.

Peki arama motorları ne ister ?

Aslında arama motorları çok şey ister ancak birkaç önemli başlığı kısaca özetlemek gerekirse;

Bulunmak istediğiniz kelimenin, mümkünse web sitenizin başlığında ( title ) , adresinde ve içeriğinde yer almasını ister.

Bu kelimenin sitenizin o ürün ile ilgili sayfasında kaç kez tekrar ettiğini inceler. Bir kez geçen bir kelime Google’ı tatmin etmeyebilir. Çok fazla geçerse Google onu kandırdığınızı düşünebilir.

Sitenizin içerisinde ilgili kelime ile bağıntılı olan veya sektörle ilgili olan özgün içerik yer alması Google için çok önemlidir. Bu sayede sitenizin emek verilmiş ve ciddi bir site olduğunu düşünür.

Google tarafından değer verilen sitelerden kendi sitenize bağlantı ( link ) oluşturulması Google üzerinde oldukça iyi bir izlenim bırakır. Özellikle sizin sektörünüz ile ilgili blog lardan bağlantılar aldıysanız bu kesinlikle Google’ı etkiler.

Google, web siteleri için, ziyaretçi sayıları ve içerikleri gibi bazı kriterleri göz önünde bulundurarak PR ( PAgerank ) denen bir puanlama sistemi geliştirmiştir. Bu değerin yüksekliği de üst sıralarda yer almanızı için çok önemlidir. Zaten PR değeriniz yüksekse Google da sizden içten içe hoşlanıyor demektir. Yani işiniz daha kolay…

Tüm bunlar ve bahsetmediğimiz daha bir çok uygulama zaman gerektiren ve profesyonel kişiler tarafından yapılması gereken bir süreçtir. Bu süreç içerisinde web sitenize yaptığınız yatırım size, PR değeri yüksek, özgün içeriği ile takip edilen, yüzlerce site tarafından link verilmiş hatta kurumsal üyeleri olan değerli bir web sitesi sahibi yapacaktır.

Artık Google sizi seviyor. PR güncellemelerinde sizi de unutmayarak puanınızı arttırıyor ve üst sıralara doğru ilerliyorsunuz. Bu süre içerisinde ( PR artışı olmadan önce ) yine profesyonel adwords danışmanlarından alacağınız destek ile Google reklam programını kullanabilir, ziyaretçilerinize sunduğunuz kaliteli içerik ve güçlü kurumsal duruş ile satışlarınızı arttırabilirsiniz.

Dursun Demiren
Kreatif Design Studio

Bookmark and Share

Kreatif Design Studio yeni blogunu iftiharla sunar…

22 Mayıs 2009

Kreatif Design Studio

Kreatif Design Studio yeni blogunu geliştirmeye başladı…
Elimizde biriken yüzlerce sayfalık özgün içerik ve bilgiyi burada tüm müşterilerimiz ve ziyaretçilerimizle paylaşmak istedik.  Paylaşmak istedik diyoruz ama siz yine de bu içeriği kaynak göstermeden kullanmayın :) Bakalım Blog da neler olacak… Heyecanlıyız…

Bookmark and Share